Arslan Bulut ve Ali Koç Fethiye’de

Basın Açıklaması

BASIN  AÇIKLAMASI

                Siyasal iktidar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, Meclis Başkanı  başkanlığında oluşturduğu  bir uzlaşma komisyonuyla  “Yeni Anayasa” çalışması yapıyor. Üstelik  bu anayasanın yıl sonuna kadar  gerçekleşmesi  için acele ediyor.  Öbür yanda ise,  yurtsever aydınlarımızın yurt genelinde yaptığı “Milli Anayasa Forumu” toplantılarında,  bu girişimin bölünme anayasası  olacağı vurgulanıyor.

                    Atatürkçü Düşünce Derneği Fethiye Şubesi, bu kargaşa içinde,  Cumhuriyetimize sahip çıkmak adına, halkımızı bilgilendirmek ve işin sonunda doğru karar oluşturmasına destek vermek amacıyla,  “MİLLİ ANAYASA” konulu bir konferans düzenledi.  Cumhuriyet Kadınları Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği, Eğitim-iş Fethiye Şubeleri de bu etkinliğimize destek vermektedir. Fethiyemiz’de konuğumuz olma larından onur duyduğumuz  konferans konuşmacıları : Aydınlık Gazetesi yazarı ve ODTÜ öğretim Görevlisi Doç Dr. Yıldırım KOÇ ve Yeniçağ Gazetesi yazarı Arslan BULUT’tur.

                    Konferans 12 Mayıs 2012 cumartesi günü, saat 20.30 da, Turizm Otelcilik salonunda verilecektir. Ülke sorunlarına duyarlı, yurtsever  Fethiyelileri konferansımıza davet ediyor, saygılar sunuyoruz.

                                            ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ          

                                             FETHİYE ŞUBESİ

                                            Güngör BERK, Başkan

 

Konferansa Davet

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ

     FETHİYE ŞUBESİ
CUMHURİYETE SAHİP ÇIKIYORUZ
K O N F E R A N S
M İ L L İ   A N A Y A S A
KONUŞMACILAR
YILDIRIM KOÇ                                     ARSLAN BULUT
ODTÜ ÖĞRETİM GÖREVLİSİ                YENİÇAĞ GAZETESİ YAZARI
                         AYDINLIK GAZETESİ YAZARI
12 MAYIS 2012 CUMARTESİ
YER.TURİZM OTELCİLİK UYGULAMA OTELİ SALONU
SAAT. 20.30
DESTEK VEREN ÖRGÜTLER:
CUMHURİYET KADINLARI DERNEĞİ FETHİYE ŞUBESİ
ÇAĞDAŞ YAŞAMI DESTEKLEME DERNEĞİ FETHİYE ŞUBESİ
EĞİTİMİŞ FETHİYE ŞUBESİ
YENİKUŞAK KÖY ENSTİTÜLERİ DERNEĞİ FETHİYE ŞUBESİ
TÜM VATANSEVERLER DAVETLİDİR.

BASIN AÇIKLAMASI


      17 Nisan 1940’da “Köy Enstitüleri” kurulmuştu. Mustafa Kemal Atatürk ve devrim arkadaşları, Cumhuriyetin eğitim ve öğretim politikasını bir devlet politikası olarak ele almışlardı. Köy Enstitülerinin temeli Atatürk döneminde atılmış, Kemalizm’e bağlı iki devrimci, Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ve İlköğretim Müdürü İsmail Hakkı Tonguç  tarafından yaşama geçirilmişti. Hasan Ali Yücel’in dediği gibi : “Köy Enstitüleri ilkesi tamamiyle bizimdi, taklit değildi, benzersizdi. Çünkü millet sevgisi gibi bir kaynaktan esinlenmişti. Pedagoji kitapları  yazmazdı  çünkü bir eğitim kuramı değildi, ulusal kalkınmanın temel ilkesiydi ve onun gerçekleşmesi atılımıydı”. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü Köy Enstitülerinin arkasındaydı. Ulusal eğitim,ulusal bağımsızlık savaşımızın devamıydı.

     Bugün önyargısız  bilim insanlarının ortak tanımıyla söylersek : “Köy Enstitüleri Türkiye’ye özgü, özgür ve üretime yönelik eğitim veren, halk kültürüyle kaynaşmış kurumlardı”. Köy Enstitüleriyle getirilen eğitim sistemi  Atatürkçü, laik ve üretime dönüktü.Laik Cumhuriyetin eğitim ve öğretim süreci , ülkenin koşullarına uygun olarak köyden ve köylüden başlatıldı. Köylü aile çocuklarının çağdaş insanlar olarak yetiştirilmesine geçildi. Böylece feodal yapı ortadan kaldırılacak, toprak devrimi gerçekleştirilecek, kalkınma ve refah sağlanacaktı.

     Köy Enstitüleri dönemi, açılan yirmibir Köy Enstitüsü’yle, 1940-1946 yılları arasında çok kısa sürdü. Çok partili dönem başladıktan sonra, Kemalist politikalardan sapan ve karşı devrime ödün veren siyasal  iktidarlarca , 1947 yılında önce statüleri değiştirildi ve sonra da 27 Ocak 1954 de kapatıldı. Ama Köy Enstitülerinin ışığı günümüze kadar sönmedi  ve Türkiye  Cumhuriyeti  varoldukça da sönmeyecek.

     Ulusal,  laik, Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusundaki  eğitim sistemimiz bugün altüst durumdadır. Köy Enstitüleri  ise  siyasal iktidarın gözünde,  “öğretmen ve öğrencinin formatlandığı okul”lardır. Geçtiğimiz gün yürürlüğe giren  ve “dindar nesiller”  yetiştirmeyi  amaç edinen  “4+4+4 eğitim yasası”  ile artık sekiz yıllık zorunlu eğitimden  ve bir devrim yasası olan “eğitim ve öğretim birliği” nden  de vazgeçilmiştir.

     Kuruluşunun yetmiş ikinci yıldönümünde, eğitim tarihimizin özgün kurumu Köy Enstitülerinden yetişmiş öğretmen, eğitmen ve sağlıkçıları ülkemizin eğitim ve kültür tarihine yapmış oldukları katkı  için saygı ve şükranla anıyoruz.   

17 Nisan 2012                                          ADD FETHİYE ŞUBESİ YÖNETİM KURULU                                                                                                                    Z.Güngör  BERK, Başkan

Basın Açıklaması

Siyasal iktidarın dindar nesil yetiştirme adına hazırladığı ve adı kamu oyunca  4+4+4 diye konan ‘zorunlu- kesintili  eğitim yasası’  muhalefet partisinin tüm uyarı ve engelleme çabasına karşın TBMM’nce  kabul edildi. Bu yasayla  okullarda  “Kuran-ı Kerim’in okutulması”  ve “Peygamberin Hayatı”  da seçmeli ders oldu. Eğitim emekçilerinin, öğretmenlerin, demokratik kitle örgütlerinin günlerce iş bırakarak, alanlara dökülerek   ve her defasında polis gücüyle bastırılan haklı tepkisi bile bu yasanın geçmesini engelleyemedi.

Bu yasayla  28 Şubat 1997 den başlayarak uygulanan zorunlu sekiz yıllık eğitime son verilmiştir. Bunun yerine,  gelecek yıldan başlayarak kesintili  oniki yıllık eğitime  geçilmekte, okula başlama yaşı beşe inmekte, ilkokuldan sonra  ortaokula  başlayacak öğrencilere seçmeli dersler konulmakta, liseye açık öğretim olanağı getirilmektedir. Böylece İmam Hatip Ortaokulları yeniden açılacak, ortaokuldan sonra okula gitmeden açık öğretim aracılığıyla lise eğitimi alınabilecek, kız öğrencilerin 13-14 yaşından sonra örgün eğitimin dışında kalması mümkün  olacaktır.

Bu yasa Türkiye Cumhuriyeti ‘nin kuruluş felsefesine, Anayasa’sına,  özellikle Anayasamızın 174. Maddesine aykırıdır. Bu yasayla Anayasa’nın 174. Maddesi nin başında  yer alan koruma altına alınmış devrim yasalarından “Tevhidi Tedrisat” yasası açıkça çiğnenmektedir. Türkiye Cumhuriyeti’nin  laik    bir hukuk devleti  olduğu unutulmuştur. Oysa  eğitim sistemimiz laiktir, akılcı ve bilimseldir, çağdaşdır

Siyasal iktidarın apar  topar  çıkardığı, Atatürk ilke ve devrimleri  doğrultusundaki  laik eğitimi ortadan kaldıracak  bu  4+4+4 yasası çocuklarımızın ve  ülkemizin geleceğine dair kaygılarımızı arttırmıştır. Kamu oyuna saygıyla duyuruyoruz.

02.04.2012                                                            ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ FETHİYE ŞUBESİ

                                                                                                         YÖNETİM KURULU

                                                                                                          Z.Güngör BERK

Panele Davet

Cumhuriyet Kadınları Derneği Fethiye Şubesi’nin öncülüğünde Atatürkçü Düşünce Derneği, Türkiye Gençlik Birliği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği ve Eğitim-iş’in desteğiyle düzenlenen “TÜRKİYE NEREYE GİDİYOR?” adlı panelimize, tüm yurtsever halkımızı bekliyoruz.

*Anayasa neden yapılıyor, halkın talebi var mı?Varsa buna yönelik çalışma var mı?
*Türk askeri Suriye’ye girmeli mi?
*Cumhuriyet gençliği neler yapıyor?
*Liberal ekonomi-Milli ekonomi,artısı eksisi nelerdir?
*4+4+4 Eğitim sistemi çocuklarımızı nasıl etkileyecek?

Konuşmacılar:
Şenal SARIHAN – CKD Genel Başkanı, Sivas Davası Mağdur Aileleri Avukatı
İlhan CİHANER – CHP Denizli Milletvekili
Bartu SORAL – İktisatçı, BM Kalkınma Programı E. Program Müdürü
İlker YÜCEL – TGB Genel Başkanı
Öner TANIK – ADD GYK Üyesi, Gençlik Kolları E. Genel Başkanı

Yer: Turizm Otelcilik Uygulama Oteli Konferans Salonu FETHİYE/MUĞLA
Tarih: 30 Mart 2012 Cuma
Saat: 19.00

Basın Açıklaması

BASIN AÇIKLAMASI

                   Atatürkçü Düşünce Derneği Fethiye Şubesi’nin olağan genel kurul toplantısı 16.03.2012 günü gerçekleştirildi. Şube Yönetim Kuruluna seçilen asil üyeler arasında yapılan görev dağılımında Yönetim Kurulu Başkanlığına Z.Güngör Berk ( Jeoloji Mühendisi ), Başkan Yardımcılığına Emin Demirci ( Emekli Subay ), Yazmanlığa Nilgün Berk ( Emekli Bankacı ), Saymanlığa Yasemin Çalış ( Esnaf ) getirildi.

             Çalışma dönemimizde Eğitim Kolu çalışmaları Nihal Çevik (Emekli Memur ), Gençlik Kolu çalışmaları Ferhan Dündar ( Öğrenci ), Kültür ve Sanat – Doğa Kolu çalışmaları Ummahan Özel ( Emekli Öğretmen ) denetim ve gözetiminde yürütülecektir.

               Atatürkçü Düşünce Derneği’nin varlık nedeni : Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurtuluş ve kuruluş düşüncelerini- ideolojisini- yaşatmak, güçlendirmek ve gelecek kuşaklara aktarmaktır.

          Derneğimiz çalışmalarını ‘Halkevi’ anlayışında bir aydınlanma merkezi, bir dayanışma  merkezi ve Cumhuriyetimizin belleği olarak yürütmektedir. Aynı zamanda ulusal sorunlar ve kent sorunlarının da  bir çözüm merkezidir ve çalışmalarında, aynı doğrultuda çalışanlarla işbirliğini benimser.

                  Günümüzde emperyalizm Türkiye’nin de  içinde bulunduğu bölgede yeralan ülkelerin sınırlarını ve rejimlerini değiştirme peşindedir. On yıldır ülkemizi, Büyük Ortadoğu Projesi gölgesinde,  kesintisiz yöneten siyasal iktidar döneminde  Cumhuriyetin temel değerlerine aykırı, devrim karşıtı değişikliklerin peş peşe yapıldığı görülmektedir. Bunun en son örneği ‘dindar gençlik’ yetiştirme adına sekiz yıllık zorunlu eğitimi ortadan kaldıracak yasa değişikliği taslağıdır. Devamedilen bu yolun sonunda ise emperyalizmin dayattığı  ve rejim değişikliğinin hukuksal yapısını sağlıyacak gerici, bölücü Yeni Anayasa durmaktadır.

                  Yeni Anayasa peşinde koşanlar  bilmelidir ki : Atatürk’ün dediği gibi, Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir.  Anayasamızda yazıldığı gibi : “Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir. Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan demokratik, laik, sosyal, bir hukuk devletidir. Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçe’dir. Bayrağı beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Milli marşı İstiklal Marşıdır. Başkenti Ankara’dır.” Yine Anayasamızda yazıldığı gibi, “Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes Türk’tür”.

                  Anayasadan Türk Milleti kavramının çıkarılması kabuledilemez ve anayasanın başlangıç bölümüyle ilk dört maddesi değiştirilemez.

            Atatürkçü Düşünce Derneği Fethiye Şubesi olarak ülkemizi yöneten siyasal iktidara  hatırlatıyoruz ki : Cumhuriyetimizin kurtuluş ve kuruluş ilkeleri ve Türk Devrimi, çağdaş, tam bağımsız bir ulus olarak var olmamızın koşuludur.

                   Kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.
ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ FETHİYE ŞUBESİ

YÖNETİM KURULU

17 Mart 2012

Z. Güngör BERK, Başkan

 

Genel Kurul Duyurusu

Atatürkçü Düşünce Derneği Fethiye Şubesi Olağan Genel Kurulu

08.03.2012 günü saat 12.00’da dernek merkezinde aşağıdaki gündemle toplanacaktır. Çoğunluk sağlanamazsa aynı gündemle 16.03.2012 günü, saat 16:00’da, Fethiye Belediyesi Kültür Merkezinde çoğunluk aranmaksızın toplanılacaktır. Üyelerimize duyurulur.

                                                                                            Ayşe Mine DENİZ

                                                                                              ADD Fethiye Şube Başkanı

GÜNDEM:

  1. Açılış ve Yoklama
  2. Kongre divanının seçilmesi
  3. Saygı duruşu, İstiklal Marşı’nın okunması
  4. Yönetim Kurulu faaliyet raporunun, yıllık blançonun ve tasarı bütçenin okunması, görüşmeye açılması
  5. Denetim Kurulu faaliyet raporunun okunması, görüşmeye açılması.
  6. Yönetim kurulunun ibrası ve tasarı bütçenin onaylanması.
  7. Denetim kurulunun ibrası.
  8. Dilek ve öneriler
  9. Yeni dönem yönetim ve denetim kurulları ile delegelerin seçimi
  10. Kapanış

Basın Açıklaması ( 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü )

ÇOCUK, KADIN ve EĞİTİM HAKLARINI GENİŞLETİN!

Kadın, toplumun yarısıdır.

Eski zamanlardan kalma baskıcı, yok edici bu boğucu düzeni değiştirme zamanı geldi de geçiyor.

Hem ülkemizde hem bu kocaman dünyada, çocukları okula değil tamirhaneye sürüklemeye son vermek gerekir. Kız çocuklarının okullu olmasını hala engelleyen kafa yapısını yırtıp karanlıktan çıkmak gerekir. Yirmi birinci yüzyıl gibi bir zamanda çocuk gelin utancından kurtulmuş olmak gerekir.

Öyle bir eğitim sistemi kurmalı ki, çocuklar on sekiz yaşına kadar okulda olsunlar. Okullarda iyi yurttaş olmanın araçlarıyla donatılsınlar. Öyle bir eğitim sistemi kuralım ki, zamanın tüm bilgi ve teknikleriyle donattığımız çocuklar, gençliğe adım attıkları ilk yıllarında, yani on sekiz yaşlarında hangi mesleği yapabileceklerini keşfetme yeterliğine sahip olsunlar. Mesleklerini açık bir bilinçle seçip, yaşama, hem geleceklerini hem de mutluluklarını garanti altına alarak başlasınlar.

Ancak böyle bir eğitim sistemiyle olur! Kadına karşı şiddet, ancak böyle bir eğitim sistemi sayesinde son bulur. Kadın – erkek eşitliği ancak böyle bir eğitim sistemiyle kurulabilir. Zamanımıza yakışan bir ülke, ancak bu sayede kurulur. Tüm halk için mutluluk, ancak bu yoldan yaratılır.

Gerçek bu kadar açıkken, beş AKP’li milletvekili tarafından verilen bir kanun teklifi, suyun akışını tersine çevirmeye çalışıyor.

İlköğretimi 12 yıla çıkarır gibi yaparak gerçekte dört yıla düşüren bu sorumsuz teklif, çocuklarımızın geleceğini karartacaktır. Kız çocuklarının özgürleşmesine, artık unuttuğumuz yeni engeller çıkaracaktır. Türkiye’yi eğitim hakkı gasp edilmiş yarım insanlar diyarına çevirecektir.

Bizler ve çocuklarımız böyle sözde teklifleri hak etmiyoruz.

Bizler ve çocuklarımız, bizlere sorulmadan bizim hakkımızda karar verilmesine rıza göstermiyoruz.

AKP yöneticilerine ve bu kanun teklifini veren ve destekleyen AKP milletvekillerine sesleniyoruz: BU TEKLİFİ GERİ ÇEKİN!

Bu teklifi geri çekin; kendi kaderimiz hakkında söz söyleme özgürlüğümüze darbe vurmayın!

Bu teklifi geri çekin; bizlere yakışanı yapalım. Ülkemize yakışanı yapalım. Çağımıza yakışanı yapalım. Çocuklarımızı 18 yaşına kadar okullarda, el-bebek gül-bebek bakıp akıl yolunda iyi yurttaşlar, özgür bireyler olarak yetiştirecek eğitim sistemleri kuralım.

Bu teklifi geri çekin; Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde hem bize hem dünyaya umut doğsun.

Bu teklifi Geri Çekin! Yaşasın Çocuklar, Kadınlar, Eğitim Hakları!

Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Merkezi

 

Basın Açıklaması ( Eğitim Birliği )

Sadece bağımsızlığı kazanmakla her şeyin bitmediğini bilen Mustafa Kemal Atatürk 3 Mart 1924 tarihinde üç büyük devrim yasasını TBMM’ de kabul ettirmiştir.

Bunlar;

• Tevhidi Tedrisat (Eğitimde Birlik )Yasası.

• Halifeliğin (saltanatın) kaldırılması

• Şeriye ve Evkaf Bakanlığı’nın (dîne dayalı devlet yönetimi) kaldırılması. Yasalarıdır.

Bu hayati devrim yasalarıyla, Cumhuriyetin temel nitelikleri, özellikle laik nitelikleri ortaya çıkmaya başlamıştır. Mahalle mektepleri, medreseler ve din kurallarını esas alan bir eğitim sistemi tarihe karışıyor, bunun yerine akla ve bilime dayalı, çağdaş ve ulusal bir eğitim sistemi getirilmiştir. Bir ulusun geleceğini eğitim belirler. Eğitim, her türlü kalıplaşmış düşünceden uzak, özgür aklı geliştirecek, bilimin esas olduğu bir nitelik taşımalıdır.

Ulusal eğitim politikaları, bir yandan yurttaşın, içinde yaşayacağı toplumun gereksinimleri, diğer yandan ulusal ve evrensel değerler dikkate alınarak belirlenmelidir: Eğitim; çağdaş-laik-ulusal-bilimsel-karma ve kamusal olmalıdır. Bu hedeflere ulaşmanın öncelikli yolu temel eğitimdir. Temel eğitim; yurttaşa kişisel ve toplumsal sorunları çözmede ve üretken olmada temel nitelikleri kazandırır. Bu anlamda kesintisiz temel eğitim; çocuklara bir üst öğrenime kadar geçen sürede, aynı tip eğitim programının uygulanması ile; aynı yaştaki çocukların ortak temel eğitim almalarını, farklı okul ve programlara yönlenmemelerini, farklılaşmamalarını sağlar. Ulus için ortak değerler bu süreçte kazanılır. Amaç, eğitime katılımın arttırılması, eğitimli insan gücünün arttırılması ise;

8 yıllık kesintisiz zorunlu eğitim sistemi başarılı olmuştur.

1.5. sınıftan sonra okul ile bağlantısı kopabilecek 3,5 milyon çocuk kesintisiz eğitim sayesinde eğitimine devam etmek imkanı bulmuştur.

2.6- 13 yaş gurubunda okullaşma oranı %99 olmuştur.

3.Okul öncesi eğitimde (halkın ve Sivil Toplum Kuruluşlarının desteği ile) okullaşma oranı %11’den %30’lara çıkmıştır.

4.Engelli çocukların topluma, yaşama katılmaları bu yolla ivme kazanmıştır.

5.Küçük yaşta çocukların temel eğitim dışı kalmaları, ucuz emek tüccarlarının eline düşmeleri önlenmiştir.

6.Küçük yaştaki kız çocuklarının eğitim dışı bırakılarak toplumdan, iş hayatından soyutlanması (çocuk gelinler!) azalmıştır.

7.Kesintisiz eğitim; kız çocuklarının okullaşmasını artırdığından, kadının toplumda eğitimli genç, anne, iş kadını ve siyasette üretken olarak yer almasının önü açılmıştır.

Öğretim Birliği Yasası bugün fiilen uygulanmamaktadır. Ulusal–laik eğitim büyük ölçüde “dinselleştirilmiş”, bilim yuvası üniversiteler “medreseleştirilmiştir” Laik eğitimin dönüştürülmesi yolunda geriye doğru adımlar atma çabalarını üzüntüyle izliyoruz. Başta Öğretim Birliği olmak üzere yürürlükteki tüm devrim yasalarının, sözüne ve özüne uygun olarak uygulanmasını istiyoruz.

Atatürkçü Düşünce Derneği Fethiye Şubesi

Muğla ve İlçeleri
Fethiye Hava Tahmini
FETHIYE FETHIYE
Haber Siteleri