Author Archive
BASIN AÇIKLAMASI ( 29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI )
BASIN AÇIKLAMASI
Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir ilk yaşanmıştır. Başbakanlığın, Van depremini bahane ederek yayınladığı genelgeyle, her yıl düzenlenen 29 Ekim Cumhuriyet kutlamalarını iptal etmesi anlaşılır ve kabul edilebilir değildir.
Van depreminin ulusumuzda açtığı yara, ulusal iradenin devlet yönetim şeklinde yansıyan ve birliğin, dirliğin sembolü olan Cumhuriyet’in varlığı ile sarılıyor, sarılabiliyor. Acıları etrafında ulusça sergilenen tutum, birlik ve dayanışma içinde olma çabaları, yurdun her bir köşesinden uzanan yardım eli, ulus olarak sahip olduğumuz öz değerlerin Cumhuriyetle 88 yılda kazanılan yurttaşlık bilinci ve dayanışmasının sonucudur.
Van ve Ercişli yurttaşlar depremin yol açtığı ölüm ve yaralanmalarla boğuşurken, yurdun diğer köşelerinde toplumun balo, eğlence düzenlenmesinin söz konusu olamayacağının bilinciyle, Başbakanlığın genelgesinden çok önce, derneklerimizin etkinliklerin eğlence bölümünü iptal etmelerinin altındaki neden de yine aynı yurttaşlık bilincidir.
88 yıllık tarihinde yüzlerce deprem felaketini yaşayan Cumhuriyetimizde törenlerin iptal edilmediği düşünülürse, Başbakanlığın, çelenk sunuş ve tebrik kabulü dışında kalan Cumhuriyet etkinliklerini resmi törenleri de kapsayacak şekilde iptal etmesi, deprem üzerinden Cumhuriyet’e saldırma, Cumhuriyet kavramının içini boşaltmak adına felaketten çıkar elde etme. zihinsel arka planında var olan projenin uygulanmasından başka anlama gelmiyor.
Depremde acılara boğulmuş evsiz yurtsuz kalmış insanların yaralarını bir nebze olsun sarabilmek için toplanan; önce geçici daha sonra kalıcı hale getirilen vergileri, amacı dışında kullanabilen bir zihniyetin, her fırsatta laik Cumhuriyetle hesaplaşmak istediğini anlamak mümkündür.
Biz; Bağımsızlığa ve Cumhuriyetin kazanımlarına sonuna kadar bağlı olanlar, değer verenler, Van depremi üzerinden, ulusun duygularının sömürülmesine, Cumhuriyetle hesaplaşılmasına izin vermeyeceğiz. Van depreminde olduğu gibi yeteneksiz yöneticilerin yol açtığı türlü felaketlerle boğuşan ülkemizde yaşanan acılar bizim de acımızdır. Yardım ve dayanışma ellerimiz Van’a ulaşmak üzere yurdun dört bir tarafından uzanmaktadır. Aynı zamanda acıların azalmasının temeli olan yurttaşlık dayanışması ruhunu bizlere veren Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıl dönümü etkinliklerimizi, acı içinde olanları incitecek aşırılığa kaçmadan yapmaya, yaşatmaya kararlıyız.
Her bir üyemiz hiçbir şey bulamazsa da elinde tutacağı yanan bir kibrit çöpü ile de olsa Cumhuriyet’in sokaklar arasında ışık saçmasını, Türk ulusu ile buluşmasını sağlayacaktır.
Gün yurttaşlık dayanışmasını sergilemek günüdür. Acıda olduğu gibi, bize geleceği vaat eden Cumhuriyet’in anlam ve içeriğine uygun kutlama da yapabilmeliyiz.
Cumhuriyetimizin 88. Yılında tüm yurtsever aydınlar olarak, Cumhuriyete ve kazanımlarına karşı gizli açık her türlü saldırıya birlikte karşı koymaya çağırıyor, Cumhuriyeti ilelebet yaşatacağımıza olan inancımızla, Cumhuriyete yönelik gizli ve açık yürütülen saldırıları şiddetle kınıyoruz.
Atatürkçü Düşünce Derneği
Genel Merkezi
ERTELEME DUYURUSU
ULUSUMUZUN GURURU MEHMETÇİĞE YAPILAN SALDIRIYI ŞİDDETLE KINIYOR VE LANETLİYORUZ.
SORUMLULARI TERÖRLE MÜCADELEDE GÖREVE DAVET EDİYORUZ.
SON GÜNLERDE ÜST ÜSTE VERDİĞİMİZ ACI KAYIPLARDAN DOLAYI
ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ ve CUMHURİYET KADINLARI DERNEĞİ FETHİYE ŞUBELERİ
TARAFINDAN 28 EKİM TARİHİNDE YAPILMASI PLANLANAN
CUMHURİYET BAYRAMI KUTLAMA ve DAYANIŞMA YEMEĞİ
İLERİ BİR TARİHE ERTELENMİŞTİR.
HALKIMIZA SAYGIYLA DUYURURUZ.
BASIN AÇIKLAMASI
TERÖRÜ LANETLİYORUZ. BİRAN ÖNCE BİTİRİLMESİNİ İSTİYORUZ.
Onüç askerimizi şehit verdiğimiz Silvan saldırısı üzerinden üç ay geçmedi. Dün 8, bugün 26 şehit daha verdik.
1984’te başlayan PKK terörü 90’lı yılların sonunda koalisyon hükümetlerinin ulusalcı politikaları ile sonlandırılmış iken, ABD ve AB desteğinde iktidara gelen AKP döneminde özellikle Habur açılımından sonra ivme kazanarak bugünlere gelinmiştir.
Bugün yaşanan olayın aslını birkez daha söyleyelim: basına yansıdığı için artık gizliliği kalmayan İmralı- PKK –İktidar ilişkilerinden anlaşıldığına göre; terör örgütü aldığı vaatler karşılığı referandum ve seçim sürecinde sessiz kalmış böylece iktidara %50 oy kazandırmış, iktidarını sağlamlaştırmıştır. Şimdi haklı olarak o vaatlerin yerine getirilmesini hatırlatmaktadır ve istediklerini alana kadar şiddeti Türkiye genelinde tırmandıracaktır.
Bilinmesi gereken terör örgütüyle, eli kanlı kişilerle arkadaşlık edilemeyeceğidir. Bunu bilmez, terörle ilişki kurar, açılımlarla yol alacağınızı sanırsanız her açılımın ardından terör bir kale daha kazanır ve siz devamlı vermek zorunda kalırsınız. Bugünlere böyle gelinmiştir.
Öte yandan bugün bu yanlış politikalar ve buna paralel düzenlemelerle askerin eli kolu bağlanmış, terörle mücadele edemez konuma sokulmuştur. Asker operasyon yapmak için Validen izin almak, operasyon sonunda Savcıya ifade vermek zorunda bırakılmış, adeta teröre karşı insiyatif kullanamaz terör örgütünün saldırısını bekler konuma sokulmuştur. Açılan davalarla halkının gözünde itibarsızlaştırılmaya çalışılmakta olduğu gerçeği de bu yanlış politikaların eseridir.
Sorumluluk siyasi iradede yani hükümettedir. CHP ve MHP Milli Güvenliğin sağlanması noktasında terörle mücadele için hükümete çoktan destek vereceklerini açıklamışlardır. Meclis sınır ötesi harekat için tezkereyi onaylamış, süresini uzatmıştır. Ne varki hükümet sınır ötesi kara harekatı yapmakta isteksiz davranmış, sonuç alınamayacağı belli olan yolu seçmiş terörün kaynağı olan Kandil’i havadan bombalama ile zaman kaybetmiştir. Bugün Kandil’e davul çalaçala yapılacak bir kara harekatında başarı şansı çok düşüktür. Geç kalınmıştır.
Kürt vatandaşlarımızın çoğunluğunun ülkenin, ulusun birlik ve beraberliğinden yana oldukları, terörü lanetledikleri bilinmektedir.
Hep birlikte bu yanlış politikaları lanetliyoruz. Terörün, alınacak akılcı tedbirlerle bir an önce bitirilmesini istiyoruz, bekliyoruz.
Yeni Sitemiz
Değerli Atatürkçüler
Derneğimizin yeni internet sitesi çok yakında hizmete girecektir. Site hakkında görüş ve önerilerinizi lütfen bizimle paylaşınız.


